In, on, at ve a, an, the kullanımı: Tiny Words oyunu

    En çok hata en küçük kelimelerde yapılır. Yukarıdan resimli kartlar düşer: her biri yere inmeden in, on, at ya da a, an, the seçeneğine dokun. Yanlış yaparsan kuralı hemen görürsün; kart biraz sonra geri gelir.

    Tiny Words

    Çalış:

    Nasıl oynanır

    1

    Düşen karta bak

    Bir resim ve boşluklu kısa bir İngilizce cümle: “The cat is ___ the box”.

    2

    Doğru kelimeye dokun

    in, on, at ya da a, an, the. 1–3 tuşları da çalışır. Arka arkaya her doğru cevap kartları hızlandırır ve çarpanı artırır.

    3

    Kuralı öğren

    Yanlış cevap ya da yere düşen kart bir can götürür ve kuralı gösterir. Kart üç kart sonra geri gelir.

    Bütün kurallar tek yerde

    Oyundaki her kart bu kurallardan birini çalıştırır. Kuralları bir kez oku, gerisini oyuna bırak: zamanla kendiliğinden doğru kelimeyi seçersin.

    Zaman bildiren in, on, at

    at + saat

    At tam saatle ve birkaç kalıp zaman ifadesiyle kullanılır: at 8 o’clock, at noon, at night, at Christmas, at the moment.

    • School starts at 8 o’clock.
    • Owls fly at night.
    • The film starts at 6 pm.
    • Let’s meet at noon.

    on + günler ve tarihler

    On haftanın günleri, tarihler ve özel günlerle kullanılır: on Monday, on 5 May, on my birthday, on Christmas Day.

    • The shop opens on Monday.
    • See you on Friday!
    • We have a party on my birthday.
    • The shops are closed on Christmas Day.

    in + daha uzun dönemler

    In aylar, yıllar, mevsimler, günün bölümleri ve on yıllarla kullanılır: in July, in 2010, in winter, in the morning. “In ten minutes” ise “on dakika sonra” demektir.

    • My holiday is in July.
    • I get up early in the morning.
    • It snows in winter.
    • I was born in 2010.

    Yer bildiren in, on, at

    in = içinde

    In bir mekânın ya da bölgenin içindeki şeyler için kullanılır: in the box, in the kitchen, in the car, in London, in bed.

    • The cat is in the box.
    • The fish is in the water.
    • I live in London.
    • He is still in bed.

    on = bir yüzeyin üstünde

    On bir yüzey ya da çizgi için, ayrıca otobüs, tren ve uçakla kullanılır: on the chair, on the wall, on page 10, on the bus, on TV.

    • The cat is on the chair.
    • The picture is on the wall.
    • The bird is on the roof.
    • I’m on the bus.

    at = bir noktada

    At bir nokta ya da bir şeyin olduğu yer için kullanılır: at the door, at the bus stop, at school, at work, at home.

    • Someone is at the door.
    • Dad is at work.
    • The kids are at school.
    • She is at home now.

    a, an, the kullanımı

    a + ünsüz sesi

    A belirli olmayan tek bir şeyle, ünsüz sesle başlayan kelimeden önce kullanılır: a dog, a new bike, a teacher.

    • She has a dog.
    • He has a new bike.
    • Can I have a banana?
    • My mum is a teacher.

    an + ünlü sesi

    An ünlü sesle başlayan kelimeden önce kullanılır: an apple, an elephant, an old house, an idea.

    • I eat an apple every day.
    • Look, an elephant!
    • I want an ice cream.
    • Take an umbrella.

    Harf değil, ses önemli

    İlk sese kulak ver: an hour, an honest man (h okunmaz), ama a university, a uniform, a one-way ticket (“y” ya da “w” sesiyle başlar).

    • I’ll be back in an hour.
    • She studies at a university.
    • He is an honest man.
    • I need a one-way ticket.

    the + tek olan şeyler

    The yalnızca bir tane olan şeylerle kullanılır: the sun, the moon, the sky, the sea, the internet.

    • The sun is very hot.
    • Look at the moon!
    • I found it on the internet.
    • We swam in the sea.

    the + hangisi olduğu belli

    The, konuşan iki kişi de hangi şeyden söz edildiğini bildiğinde kullanılır: close the door; I have a cat — the cat is black.

    • Please close the door.
    • I have a cat. the cat is black.
    • Where are the keys? I put them here.

    the + best, first, only, same

    En üstünlük sıfatları, first ve second gibi sıra sayıları ve only, same gibi kelimeler the alır: the best player, the first day, the only child, the same street.

    • She is the best player in the team.
    • It was the first day of school.
    • He is the only child in the family.
    • We live in the same street.

    the + çalgılar ve kalıp ifadeler

    Play the guitar, play the piano, go to the cinema, listen to the radio.

    • He plays the guitar.
    • Let’s go to the cinema.
    • Dad listens to the radio.
    • She plays the piano very well.

    Edatlar ve artikeller hakkında sorular

    Zaman bildirirken in, on ve at arasındaki fark nedir?

    At en küçük noktadır (at 8 o’clock), on bir gündür (on Monday), in daha uzun bir dönemdir (in July, in 2010, in winter). Bir piramit gibi düşün: at → on → in.

    “In the morning” mi, “on the morning” mi?

    In the morning, in the afternoon, in the evening — ama at night. Günün adını söylüyorsan on kullan: on Monday morning, on Saturday night.

    A ne zaman, an ne zaman kullanılır?

    Harfe değil, ilk sese bağlıdır: an apple, an hour (h okunmaz), ama a university ve a one-way ticket.

    The ne zaman kullanılır?

    Hangi şeyi kastettiğin belli olduğunda (close the door), yalnızca bir tane olduğunda (the sun), en üstünlük sıfatlarıyla (the best) ve play the guitar gibi kalıp ifadelerde.

    Günün görevi nedir?

    O gün bütün oyuncular için aynı olan on beş kart — zaman, yer ve artikeller — ve can yok. Sonucunu paylaş, yarın yine gel.

    Çalışmaya devam et